Smiling Bone's Skinny World

Küçük dünyamın küçük bir parçasının sanal yansıması!

Aşırı gerçek, ülkemde her şey. 

Somurtkanlıklarına hayranım insanlarımın. Kendine özgü zafer kazanmış pozlarda güvenle, tüm kızgınlıklarını içlerine sindirmiş hallerde dolaşıyorlar. Her an patlamaya hazır bomba herbiri. Kimsenin kimseye müdanası yok. Zoraki gülümsemeler yok. Kanun yok, kural yok, korku yok. Bir tezgâhtar istemezse yüzüne bile bakmaz müşterinin, bakkal telefon konulması bitmeden ekmek vermez, memur siniri bozuksa tersler, tartışmaya açıktır, kavgaya meyillidir insanlar ama biri tökezleyip düşsse hemen yapışıp kaldırırlar. Sözcükler büyülüdür benim dilimde, her türlü mânâya çekilir, tek bir anlamı yoktur, asla yoktur, yoruma açıktır en basit cümle bile, mânâ söyleme biçimine göre değişir

                                                              Solmaz Solarken - Nilüfer AÇIKALIN

Birçok kelle tvlere çıkıp terörü lanetleyecek, muhalefet iktidarı, iktidar tüm bu olanların arkasındaki gücü, o bunu, bu şunu suçlayacak… Ordudan birileri çıkıp iki kelam edecek, BDPliler yine birşeyler geveleyip kendilerini haklı çıkarmaya çalışacaklar. Sonra şehit cenazeleri ve ordaki şehitleri öldürmeyen vatanı böldürmeyen sloganlar… Tüm bunlar olacak bitecek. En acıklısı boyunları bükük aileler yalnızca “Vatan Sağolsun” diyebilecekler. Vatan sağolsun elbet ama vatanın sağolması için daha kaç can toprak altında yatacak? Kaç anne, baba, sevgili, evlat en değerlisini feda edecek? Terörü ben de lanetliyorum. Ama tüm bunlara müsade eden iktidarı da muhalefeti de BDPyi de her ne zıkkımlarsa hepsini daha çok lanetliyorum!

Planlar yapmak gereksiz. Beklediğin şeyler beklemediğin anda olur.

(SmilingBone)

Yazın Geldiğini Nerden Anlarız

1. Toplu taşımalara asidik ter kokusu hakimse

2. Herbir yanda kısa kollu gömlek giyen abiler çoğalmışsa

3. Kışın sığamadınız dolaplarınızın yarısı boş kaldıysa

4. Gece incecik bir pike ya da çarşaf sarıyorsa bedenizi 

5. Sinek ilaçlama araçları sokaklarda çocuk mıknatısı edasıyla dolaşmaya başlamışsa

6. Manav abiler karpuzları hop diye atıp tutmaya başlamışsa

7. Sulu sulu kütür kütür can erik çıkmışsa

8. Gazetelerin bir sayfasına sayısız otel motel reklamı basılmışsa 

9. Yerlere dondurmalar dökülmüşse

10. Ağzı burnu çikolatalı dondurma olan çocuklar annelerinin ellerinden tutarken etrafa bön bön bakıyorsa

11. Çocuk, yaşlı, ergen, ergin, kadın, erkek her beşer potansiyel menopozlu afakanlarına sahiplerse

12. Klimacılardan randevu almak, rockstardan daha zorsa

13. Klimalı mekana girdiğindeki rahatlık, kabızlık sonrası rahatlıkla eşdeğerse

14. Buzdolabında şişelerce su varsa ve  sorulan ne içersin sorusuna bi bardak soğuk su cevabı hiç düşünülmeden veriliyorsa

15. Güneş tepede anaya bacıya sövercesine duruyor ve bizi kuşbaşı et gibi kavuruyorsa;

YAZ GELMİŞ DEMEKTİR! TATİL HAYALLERİ KURMAYA BAŞLAYABİLİRSİNİZ!

Miniminnacık rica: Camımızın, kapımızın önüne sokak hayvancıkları için bir tas su koymayı unutmayalım!

Kuyruğa girmeyi bilmeyen bir topluluktan daha ne beklersiniz ki?

İlerlemek, gelişmek, muasır medeniyet seviyesi…

Türkiye gelişmekte olan bir devlettir…

Hayır efendim! Bu kafa ile NAH ilerleriz. Bunları söylememin ne bir kurumla, ne bir parti ile ne de özel bir şahısla ilgisi var. Hepimizle ilgili! Uyanığım ben mantığıyla ilgili!

Gelişebilmek için temel olarak bireylerin birbirine saygı duyması gerekiyor. Saygı; büyüklerinin yanında konuşmamak, bacak bacak üstüne atmamak ya da yemekte konuşmamak değildir! Saygı başkasının hakkını gasp etmekten çekinmektir aynı zamanda! 

Çok basit aktivitedir bir kuyrukta beklemek. Yani öyle olması gerek. Kuyruğunda çok karışık bir tanımı yok zaten. İşte TDK böyle anlatıyor: 

İnsanların sıra beklemek için art arda durarak oluşturduğu dizi.

‘Art arda durmak’, ‘sıra beklemek’, ‘dizi’… İşte işin özü bu. Ama bu 3 kelimeyi hangi yurdum kuyruğunda görüyoruz? 

En çok toplu taşıma kuyruğunda bekleriz. Bekler miyiz? Beklemeye çalışırız. Gerçi daha çok yerimizi kaptırmamak için mücadele ederiz. Çünkü sıra kavramından yoksun akıllı vatandaşlarımız enayi olan bizlerden çok üstündür, onlar bekleyemez. Hani ambulansın trafikte geçiş üstünlüğü vardır ya işte onlarında o kuyrukta geçiş üstünlüğü vardır, vardır da onlar kuyruğa girmeye tenezzül bile etmezler zaten. 

Araç geldiğinde ne kadar beklediğinizin önemi yoktur. Çünkü hayvanların bile yapmayacağı bir vahşilikle zaten önünüze geçecek o kadar çok akıllı (!) vardır ki.  

Yaşlılar, çocuklu kadınlar, engelliler… Bunlara zaten öncelik verilmeli. Ama lafa gelince en hakiki delikanlılar bile sizi itekleyip önünüze geçebiliyor. Hiçbir şekilde centilmenlik falan beklemiyorum. Yerimi elimden almasın yeter!

 Evet otobüse hangi sırada bindiğimin önemi yok! Amacım otobüste, metroda vb. de kıçıma yer bulabilmek de değil! Sadece hakkım olan bir şeyi elimden alma çabası beni deli ediyor! Kuyrukdaki sıram da bunların en basiti esasen!

Avrupa’da böyle değil azizim!” geyiği değil amacım. Avrupaya gitmedim oraları da görmedim zaten ordakiler de zerre umrumda değil. Türklüğümle böbürlenmemekle beraber, nasyonel kimliğimden de utanmıyorum. Türk’üm ve yaşadığım toplumun daha iyi olmasını istiyor, elimden geleni yapmaya çalışıyorum hepsi bu!

luz casal

(Source: erenowicz)

Neden hafızalarını küçümsediğimiz balıkları hafızamızı güçlendirsin diye yeriz?